29.11.10

Goodbye..

                     My hopeless dream..

28.11.10

Unuttum..

kalbimi dolduran güzel gözlerin,
mavimiydi, yeşilmiydi unuttum..
yaslanıp üstünde hayal kurduğum,
saçlarının rengini bile unuttum!
araya simsiyah bir perde indi ..
sensizlik,kimsesizlik ortaya sindi..
belki,bir başkasını seviyor şimdi..
ağladım, inledim,sustum..unuttum!

sevmek ,sevilmek hep yalan bunlar..
sevenler sevilmez! boş yere ağlar..
kimbilir sensiz geçen kaçıncı bahar,
dönme artık, çok geç unuttum..!

27.11.10

Bırak! Onun Seçimiydi..

en olmayacak zamanlarda , hiç olmayacak insanlara körü körüne aşık olmaktı bizimkisi..
evet, hayatta yaptığımız en büyük yanlışlardan biriydi..
sevildiğini sanmak,buna kendini inandırmaktı bizdeki..gelenin işi "seni senden çok sevdiğine " inandırmaktı ya hani..kuralı biliyorsan nie bile bile lades dedin ki!
....gün gelir biter işte alel acele,sorgusuz sualsiz yaşanmış hikayeler..
ödetir mutlaka bedelini.. hiç beklemediğin anda söker alır kalbini..
canı sıkılır yazar bir hikaye.. düşünmeden sonunu..
sırf  bitirmek içindir seni, kurulmuş tüm tuzaklar..
sevilmediğini göstermek içindir yapılan haksızlıklar..
bu şekilde anlatmaya çalışır işte kendini..
diretme sakın haa! bırak yolu açık ola..
onun tercihi nede olsa..
herkes kendi seçimleriyle varolur ya, seçmiş işte oda..
anlatma sakın ona,buna..
pişmanlık duyma!
şimdi ; 
kimin koynunda kapamışsa gözlerini , kimin teninde buluşturmuşsa sana ait olan ellerini, bırak orada kalsın! dönmesin birdaha geri....

25.11.10

Vize Sendromu :((

Ahanda aynı ben :|||



 Tatatataaaammmmm!! Geldik mi Vize Haftasına..:(((
Hiç hoşbulmadık hiç!
Yığınla çalışmam gereken konu var ve haftasonu geldi bilene:( daha hiçbirşeye bakmadım.Şu sıra amma rahatım yae :s Saldım çayıra mevlam kayıra hesabı dolanıp duruyorum ortalarda.Uykusuzumda sürünüyorum resmen. ölmüş balık gibi donuk donuk bakıyorum etrafa.napıyım yoruluyorum.sürekli bir koşuşturmaca ordan oraya burdan şuraya şurdan buraya e höhünüz can mı dayanır.heleki şu dün mikemmel bir ödev hazırlamak içün gittiğimiz anasının gözündeki şirket bizi öldürdü öldürdü.Taa sabahın 6 sında kalktım nerdeyse ağlıycam ama o derece uykusuzum.gece de hiç uyuyamadım.2 saatlik uykuyla akşamı edipte eve geldim.neyse işte gittik şirkete.sağolsunlar bizi güzel karşıladılar.sorduk sorularımızı aldık cevaplarımızı çıktık ordan.haydaaa hemencikin saat 10:00 da olan ve bizim geç kaldığımız derse yetişmek için okula koşturmaya.. geç meç kaldık ama girdik dersede.bitmişiz ama oturdum birdaha kalkamadım o derece yani.şöle böle derken saat 6 ydı eve geldim ve günü finishledik.Sonra ne mi oldu?
ertesi gün yine okul ve vize stresi.şuan yine vizeler ve çalışmayan ben.yine yine beynimde susmak bilmeyen depresif bir melodi...:'(((
 

24.11.10

Liseden hatırlanası..:)

Hayaaaaaaaaaaattt beni neden yorüyööööööösüüüüüüünnnnnnn.!

Aman Yarebbii Lise yıllarım geldi aklıma biran.Okuldan nezaman eve gelsem daha merdivenleri çıkarken başlardım ben serdar dan nağmelere.. her gün aynı fasıl ama  " hayaatttt beni neden yorüyööööösssünnnnnn! annem kapıyı açar açmaz yine mii kızım yaeeee derdi hemen.Ben çökmüşüm tabi o sıra (e sabahın kör bir vaktinde okula git eve gel koştur koştur dershaneye git test çöz yat yine okula git gel yineee Hayaaatttt taaa seninn... falan devam) doğal yani.neyse ben o sıra ayakkabılarımı çıkarmaya çalışırken günün diğer mühim sorusuna geçilir.Yemeeek ne varrr açıımmm..! die bağırırken ben. mother: ilk önce bir girde içeri daha kapının ağzında başlıyosun heaa die başlar söylenmeyee tabi çoktan mutfağa koşturmuştur bilene çenem sussun die:D:D
ne günlerdi yae://  şimdi http://fizy.com/tr#s/1ahbwv dinlerken aklıma geldi  öle işte.

22.11.10

SevinebiLirsiniZ..

Sol kolum yok benim..ölmüş artık.sanki çürümüşte bedenime ağır gelen,vücudumun bile inkar ettiği bir parça haline gelmiş.yapılan haksızlıklar sadece beynimi değil vücudumuda uyuşturmuş.Olan herşeyin,arkamdan çevrilen dolapların sahteliklerin varolduğunu bilmek bile canımı acıtamıyor.Yılların vermiş olduğu bir sıkıntı birikimi belkide bedenimde alışkanlık yaratan..Hergüne ayrı bir baş ağrısıyla,ayrı ayrı dertlerle uyanmaktan usandım artık! körü körüne ,hiçlikler uğruna kendimi  feda etmekten bıktım! eskiden nede mutlu bir hayatım,çevrem vardı.İnsanlar enerjime hayran kalır,her küçük şeyden bile nasıl mutluluklar çıkardığıma şaşıp kalırdı..O günleri görmeyeli uzun zaman oldu.Hele ki şu durumda imkansızlık bile imkansız görünüyor..


_Gücüm yok artık!
_SevinebilirsiniZ..
_Tutunabileceğim tüm daLLarım budandı..
_Canımı tekrar ve tekrar yakmak isterseniz(haberiniz olsun!) artık başka Bahar'a...

21.11.10

Bırakın Artık İplerimi...

Hayatın vurgunları mı desem, yoksa insanların vurdu kaçtıları mı bilemedim.her sorunu hayatın üzerine yıkmaya kalkarsam altından kalkamam gibi görünüyor.o yüzden insanları ele almakta fayda var. Artık ne söylemem gerektiğini, söylemeyi geçtim ne düşünmem gerektiğini bile bilmiyorum.Ciddi anlamda aldığım hasar sayısı yaşımı kat ve kat geçer gibi gözüküyor.Hatta gözükmüyor kesin öle. madem yaşıyoruz öyleyse güzelliklerin yanında bu hayat denilen şey'İN(şey bence burda insanlar oluo) cilvesinede katlanıcaksın kardeşim! dienlerinizde olabilir.söyleyecek tek sözüm katlanıyoruz zaten! olur.Ama biryere kadar..............!
benimde sabrımın zorlandığı, son bulduğu birzaman mutlaka gelicekti..İşte o da bugünmüş!  Artık patlama noktasına geldim.Kaldıramadığım yüklerin altına girmekten,sırtımda koca bir kanbur gibi durmalarından sıkıldım! ve hepsini biranda yıktım! yıllar var ki herşeyin üstesinden gelmeyi de, kırgınlıkları önemsemeyip alttan almasınıda ,her ne kadar karşımdakinin ağzını yüzünü dağıtacak kadar çok nedenim olsada hepsinin üstünü örtüp susmayıda bildim.evet bunların hepsini yaptım.Dost denilen kavramı hep iyi bildim.Her seferinde etrafımda gerçek dostlarım olduğunu düşünüpte hareket ettim.Yanlgısına çoğu kez düşürülmüş olsamda hoş görmesinide bildim.Gün geldi aşk ı da öğrendim.yada öğrendiğimi sandım bilemiyorum.Gerektiği gibi davranmaya çalıştım.Kimi zaman havalarda uçtum mutluluğundan verdiği huzurdan,kimi zamanda için için ağladım.Kalleşlik hiç yapmadım ne ona ne bir başkasına..ama hep kalleşçe vuruldum.Yıkıldım.Parçalandım.Ayağımı hep düz basmaya çalıştım.kendinden emin.beni kimse üzemez,kimse bitiremez dedim.Ama hiçbirini kendime öğretemediğimi anladım.Çünkü her defasında ben bittim! her defasında ben kırıldım,yara aldım.Şimdilerdeyse tükendiğimi,acımasızca tüketildiğimin farkındayım.Başımı gece yastığa koyduğumda düşünüyorum da... bu kadar çok üzülmem için çaba harcandığına göre suçlu sorumlu benmiyim? yada hayli fazla yara aldığıma göre,acaba Allah tarafından dünyaya insan olarak sınanmam için gönderilmiş bir kuşmuyum? Çünkü kolum, kanadım kırık.Uçamıyorum.. ayağıma sanki taş bağlanmış gidemiyorum.Sürekli dibe doğru çekilmek isteniyorum..hayırmıdır,şermidir meçhul..Ama ben yinede yüzümün güleceği o imkansızı, ve imkansız olan günü sabırsızlıkla bekliyorum........